Richard Dawkins Eşcinselliğin Evrimsel Kökenlerini Açıklıyor



Youtube'dan görüntüleyemeyenler Facebook'tan izleyebilir [tıkla]

Richard Dawkins, gey aktivist Wayne Besen'a eşcinselliğin evrimsel kökenine dair üç teoriyi açıklıyor.

Transkripsiyon:
RICHARD DAWKINS: Bu konuda aklıma üç olasılık geliyor. Bunlardan biri, kız ve erkek yeğenlerin ya da diğer akrabaların bakımını üstlendiğiniz "Gey Amcalar Teorisi". Geçmişteki atalarımızı düşündüğümüzde oldukça makul geliyor. Avcılar avlanmaya gittiklerinde, çocuklarının sorumluluğu sadece anneler üzerinde değil, amcaların belki kardeşlerinin üzerinde de oluyor. Yani gey geni, gey amcaları tarafından korunacak olan çocukların bedenlerinde aktarılmış olabilir. Bu bir olasılık.

WAYNE BESEN: Elbette, bu oldukça mantıklı geliyor. Bunun gey geninin neden aktarıldığını açıkladığını düşünüyorum. Bunun hakkında çok daha fazla şey öğrenebiliriz.

RICHARD DAWKINS: İkinci teoriyse, "Sinsi Düzüşkenler Teorisi". Bu fikre göre gey genine sahip erkeklerin pek çoğu tamamıyla gey olmayabilir, biseksüel de olabilirler. Bu durumda, avlanmaya giderken çocuklarının ve eşlerinin sorumluluklarını diğerlerine bırakan baskın erkeklerle ilgili senaryomuza dönersek, geride kalan erkeklerin homoseksüel olduğu belliyse, baskın erkekler, eşleriyle olmayacaklarını bildikleri için onlara güvenecektir. Burda baskın erkeklerin eşlerine karşı sahiplenmeci oldukları bir durum düşünüyoruz. Yani gey olmak "eşinizi bana güvenle bırakabilirsiniz" anlamına gelen bir sigortadır, ancak biseksüelseniz bu yanlış varsayımlara neden olabilir ve tekrar, gey geninin aktarılabileceği bir duruma dönüyoruz.

WAYNE BESEN: Doğru, bu şekilde akla yakın geliyor. Çünkü bu şekilde güvende hissederek gidebilirler. Günümüzde heteroseksüel dostlarınız, eşlerinin diğer heteroseksüel erkeklerle çıkmasına izin vermezler fakat geyseniz "İşte bu harika, çıkın ve iyi vakit geçirin" demektir. Bu kıskançlık gibi görünüyor. Kesinlikle hem tarihsel olarak, hem de bugün açısından akla yakın geliyor.

Akla yakın gelse de gey hakları açısından iyi bir slogan olmazdı ancak biyolojik açıdan anlamlı aslında.

RICHARD DAWKINS: Doğru. Demek istiyorum ki savların açıkça ne yöne gittiğini anlıyorsun. Gey genine sahip olan ilkel atalarımızın erkekleri bu stratejiyi kullanarak, bu geni sonraki kuşaklara aktarmış olabilirler. Gey olmak, en azından biseksüel olmak baskın bir erkeğin şüphelerini yatıştırmada fazlasıyla ikna edici bir yoldur.

WAYNE BESEN: Oldukça ilginç. Bugün için akla gelen soru şu ki geçmişte insanlar öyle yapıyorsa, daha modern zamanlarda, 50'ler, 60'ler, 70'lerde, insanlar genlerini aktarmak için evlilik baskısı altındaydılar, sonraki kuşakta geyler açıkça kimliklerini deşifre ettiklerinde (coming-out) ne oluyor? Karşı cinsle cinsel ilişkiye girmiyorlar, homoseksüellikte azalma görülmez mi?

RICHARD DAWKINS: Bu teoride tahminde bulunuyorum ama üzerinde on yıldan fazla bir süredir duruluyor. En ciddi itiraz şuna yapılabilir, tamamen homoseksüel olanlara karşılık biseksüel erkeklerin oranını bilmiyorum, belki sen biliyorsundur?

WAYNE BESEN: Bunu bilmiyorum ancak biseksüel kadınlar daha çokmuş gibi geliyor, çok fazla erkeğin biseksüel olup da sonradan geyliğini ilan edeceğini zannetmiyorum. Biseksüel erkekler var ama bunların oranı insanların düşündüğünden daha az olabilir, deneyimlerime dayanarak, gey topluluklarında düzenlediğim organizasyonlarda yıllardır birçok insanla tanışan biri olarak söylüyorum. Çok fazla insanın bu konuda gidip geldiklerini zannetmiyorum.

RICHARD DAWKINS: Kendini biseksüel olarak hayal edemezdin yani?

WAYNE BESEN: En kötü düşlerimde bile böyle olduğumu hayal edemezdim. Olsaydım belki mutlu olurdum ama bu dikkat dağıtıcı olurdu. Ama hayal edebileceğim türde bir şey değil.

RICHARD DAWKINS: Pekala.

Öne süreceğim üçüncü teori biraz daha zor anlaşılır türden. Bir şeyin geninden bahsederken, X geni, saldırganlık geni ya da mavi göz geni, geylik geni gibi, bu her zaman o şeyin geniyle alakalı olmayabilir. Bu doğru koşullardaki gen için geçerlidir. Örneğin gey geni artık kentsel bir çevrede homoseksüel eğilimlerle kendini gösteriyor. Daha farklı çevrelerde, Afrika düzlüklerinde, kendini başka bir şekilde de gösterebilirdi. Genler bu anlamda kararlı değildir. Bir çevrede bu şekilde kendilerini gösterirken, başka bir çevresel durumda başka şekilde gösterirler. Yalnızca örnek olarak şunu farz et: Bu tamamen farazi bir şey, biberonla beslenmenin çevresel bir durum olduğunu düşün, bu da gey geninin kendisini homoseksüel davranışlarla göstermesine neden olacak demektir. Lütfen bunu doğru bulduğumu düşünme, sadece bir örnek. Memeyle beslenme yapıldığında bu davranış görülmeyecektir. Biberonlar icat edilmeden önce, gey geni, kendisini gey davranışı olarak asla göstermeyecek, kendini oldukça farklı bir şey olarak gösterecekti. Belki avı izlemede iyi olma becerisi gibi bir şey olabilirdi. Bir kez biberonla beslenme devreye girdiğinde, genin kendini gösterme şeklini değiştirir. Yani bu teori şunu der: gey geni diye bir şey yok. Gey geni uygun kültürel ve çevresel koşullarda ortaya çıkıyor, ondan önce gey geni değildi aslında. Yani genin aktarılmasını engelleyebilecek bir şey yok, çünkü artık günümüzde oldukça farklı bir amaç için yarar sağlıyor.
Richard Dawkins Eşcinselliğin Evrimsel Kökenlerini Açıklıyor Richard Dawkins Eşcinselliğin Evrimsel Kökenlerini Açıklıyor Reviewed by GarajimdakiEjder on 00:42 Rating: 5

Hiç yorum yok: