Ali Murat Güven'i Nasıl Bilirsiniz?



Çarşamba gecesi KanalTürk'teki Çıkmaz Sokak adlı programda, Ali Murat Güven'in ufocuların argümanlarını çürütmek için dile getirdiği iddialarını oldukça objektif, sağlam ve yerinde buldum. Eğer Yeni Şafak'ta yazdığını bilmesem, Türkiye'nin Michael Shermer'ı ya da James Randi'si bile olabilir diyebilirdim fakat kendisini eski bir sosyalist olarak tanımlayan Güven, hem materyalist hem de mistik dünyanın arasında bir yerde durduğunu söylüyor.

Programı izlerken bilim insanlarının bile şarlatanlara karşı argüman geliştirmekte zorlandıklarını gördüm. Belki donanımlılar fakat yurtdışındaki septikler gibi mantık safsatalarına karşı hazırlıklı değiller, karşı tarafın tuzaklarına kolayca düşüp, "hiçbir şeye inanmayan kötü bilim insanı" etiketinin üzerlerine yapışmasına sebep oluyorlar. Hatta bir ufocu yazar, sağlam argümanı kalmayınca ad hominem'e başvurup, "ateist bilime mi inanacağız" gibi bir şey söyledi. Ama olay bu değil.

Sanırım bunun için de ayrı bir eğitim, bakış açısı, ve retorik gerekiyor. Bilim insanlarının birincil görevi bu olmasa da, mantıksızlık çağında artık ilk yardım çantalarını da yanlarından ayırmamaları gerekiyor.

Ali Murat Güven diyorduk. Kendisinin böylesi bir ortamda, safsataya karşı sağlam bir septik olduğu söylenebilir. Saadettin Teksoyları gören bu nesil için bile sırf bu konulardaki bakış açısı nedeniyle faydalı bir liman olabilir. Zamanında dincilerin secdeye kapanan firavun mitini de yıkan kendisidir. Keşke dogma konusunda da septikliğini böyle gösterebilse.
Ali Murat Güven'i Nasıl Bilirsiniz? Ali Murat Güven'i Nasıl Bilirsiniz? Reviewed by GarajimdakiEjder on 01:30 Rating: 5

2 yorum:

riv dedi ki...

Bahsettiğin eğitimi felsefeciler vermeli. Yada felsefe derslerinde verilmeli. Konu tam olarak informel mantığın alanına giriyor. Konferanslar veya atölye çalışmalarında da yapılabilir. Tabi biz mantığın eleştirel düşünmeyle ilişkisini anlayamadığımızdan böylesi partik beceriler kazandırabilcek bir eğitim programı yapılandırabilme becerisinden yoksunuz. Bir felsefeci olarak ilahiyatçıların çıkarım hatalarını bilinçli olarak kullanmalarına çok uyuz oluyorum. Sanki bunun eğitimini alıyorlar!

Adsız dedi ki...

Sayın riv, evet onun eğitimini alıyorlar. Kuran kursları, ihl'ler ne için uğraşıyor sanıyorsunuz. Özellikle bu tip durumlarda skor elde etme mantığıyla hareket edip, al işte bak yine laf soktum, yine güzel alay ettim şeklinde bir yaklaşım bu zihniyete öğretiliyor. bu konunun uzmanı olmuş hocaları var, açın internette pek çok videolarını bulabilirsiniz. cüppelisindin tut. kravatlısına kadar. İşin içinden hiç çıkamazlarsa da nankör ataizler, allahı inkar eden cehennemlikler diyerek hakaretamiz yaklaşımlarla yine kendilerini özellikle böyle cahil bir toplumda haklı gösterebiliyorlar. nasılsa kimse çıkıp ulan niye hakaret ediyon, ispatı bile olmayan şeyi inkar ediyor, nankör diye diyen çıkmıyor. bilimsel yaklaşım diye bir şeyi sıradan vatandaş zaten bilmiyor ki. Demokrasinin olmayışının da altında bunun bilinmemesi var bi anlamda. sesini yakselt, son tahlilde, hakaret et, nankör de, atayiz de olsun bitsin.