Garajımdaki Ejder ve Garajımdaki Ejderha

Artık bir açıklama yapma zamanının geldiğine inanıyorum, çünkü benim dışımda gelişen şeyler var.

İlk başta GarajımdakiEjder adıyla, video çevirilerimi paylaşmak için Youtube üzerinde bir kanal açtım. Amacım öncelikle, evrim hakkında internette giderek büyüyen bilgi dezenformasyonuna karşı, gerçek bilimin ışığında paylaşımlar yapmak, bilgi kanalında temiz bir alan açmaktı.

Bu isim için çok fazla düşünmeme gerek yoktu, çünkü Carl Sagan'ın Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı adlı kitabında yer alan, Garajımdaki Ejder adlı hikaye, amacıma ve anlatmak istediğim şeye çok güzel uyuyordu.

Zaten uzun bir süre Youtube dışında bir ortamda bulunmak istemedim. Fakat Youtube'a herkesin ulaşamıyor oluşu nedeniyle, hem bir Facebook hem de bir blog sayfası açmaya karar verdim. Doğal olarak bu adda bir site var mı diye araştırma gereksinimi duymadım ve ücretsiz blog servisi Blogger'dan, garajimdakiejder.blogspot.com adıyla bir sayfa açtım.

Ancak garajımdakiejderha.com alan adına sahip başka bir blog yazarı mevcutmuş. Bu gelişmeler olurken bu sitenin varlığından dahi haberdar değildim.

Muhtemelen uzun zaman sürecindeki çalışmalarım sonrası bilinirliğim artınca, isim benzerliğinden dolayı bu blog’un bana ait olduğunu düşünenler olmuş. Bu şekilde ben de kendisini fark ettim ancak kendi blog'unda, bu isim ona aitmiş gibi ve bu ismi çalmışım gibi bir ima yarattığını gördüm.

Şu anda sitenin sahibi garajımdakiejderha.com'u kapatma gereği görmüş. Google’ın önbelleği sayesinde sebebini şu satırlarla açıkladığını keşfettim:

"En büyük sebeplerimden bir tanesi, blogun ismindeki analojinin internette anılış şekli. Esasen bu günlüğü ilk olarak eğitim sisteminde gördüğüm gedikleri yazmak için açtım, sonra bilim felsefesi, tarihi gibi şeylere de girdim doğal olarak, ara sıra siyaset yazdım; kısacası kafamda oluşan şeylerin bir birleşkesini yansıtmaya çalıştım. Ama bu blogun adının ima ettiği analoji, internette bir ateist cephe tarafından kullanılmaya başladı (ki bana kalırsa ateist bir argüman oluşturmaya yeterli değildi). Ateizmle bir problemim olduğu zannedilmesin, sadece blogun ismine bakan bu blogu klasik ateist zırvaların doldurulduğu bir yer zannediyor; Şüpheci Melek ve türevi, nedensel düşünce nutukları atarken, binary classification yaparak logical fallacy teriminin tam hakkını veren güruhtan bir internet sitesi olarak görüyor. Bu olayın bu hale gelmesinde, benim blogdan çok sonra ortaya çıkan ve Garajımdaki Ejder gibi yaratıcı (!) bir isim seçen arkadaşın da katkısı büyük elbette. Ama bu blog bir çeşit misyon üstlenmiş değil, hatta bu blog misyonların hepsinden nefret ediyor, misyonlar ve onların getirdiği normatif önermelerden tiksiniyor. Bu blogun varlık sebebi anıldığı şeylerin tam tersine ontolojik bir tevazuya ve relatif düşünceye dayanıyor. Zira bu isim, internetteki bu arkadaşlar sayesinde artık çoktan oksimoron haline geldi…"

Kendi Garajımdaki Ejder'i nasıl okumuş bilemiyorum, ama kendi sitesinde aktardığı şeylerin Carl Sagan'ın vurgulamaya çalıştığı şeylerle bir alakası olmadığı çok açık. Ateizmin propagandasını yapıyormuşum gibi bir hava estirmesini de neye dayanarak yapıyor anlamış değilim. Çünkü sadece ateizm üzerine paylaşım yapmıyorum. Bunda da tiksinti verici, rahatsız edici bir yan göremiyorum. Bu tiksintinin dindarların ateizmden tiksinmesi gibi nedensiz (belki de bilinçli) bir korkuya dayandığını düşünüyorum.

Ki "Ateizmle bir problemim olduğu zannedilmesin, sadece blogun ismine bakan bu blogu klasik ateist zırvaların doldurulduğu bir yer zannediyor" cümlesinden ateizmle ilgili konulara olan hoşgörüsünün boyutları yeterince anlaşılabiliyor. Şüpheci Melek'e de laf sokmadan edememiş, demek ki uzun zamandır biriktirdiği şeyler var.

Rasyonaliteye önem verdiğini vurgulayan birinin, içeriğinden dahi bir haber olduğu bir siteyi tümden kategorize etmesini ve bilimsel içeriklerle beraber karalamaya çalışmasını ancak duygusal nedenlere bağlayabiliyorum. Çünkü aynı şekilde Stephen Hawking’in de, Richard Dawkins’in de, Carl Sagan’ın da ve diğer değerli bilim insanlarının fikirlerini de küçümsemiş oluyor. Buna kimsenin cüret edebileceğini sanmıyorum. Belli bir kesim dışında, ki onların yaptıkları bilimin işlerine gelmeyen kısmını hep küçümsemek zaten.

Sayfasının açık olduğu dönemde sağ tarafta "Internette yayın yapmakta olan Garajımdaki Ejder isimli blogla ve Youtube kullanıcısıyla hiçbir ilişkim yoktur. Şubemiz yoktur, sadece buradayız." diye alaycı bir dille yazılmış bir ibare bulunmaktaydı. Benim onu taklit ediyormuşum gibi bir hüsnükuruntuya nerden kapıldığını yine anlamak mümkün değilken, zaten iki blog'u karşılaştırma imkanı bulanlar aralarında hiçbir fikir ortaklığı olmadığını kolayca görmüştür. Arada oldukça büyük bir yaklaşım farkı olduğu için karıştırmak da mümkün değil.

Kaldı ki kabaca incelediğim kadarıyla sitenin içeriği daha çok bilimle metafiziği bağdaştıran yazılar barındırmaktaydı. Sızıntı Dergisi kadar bilimsellik taşıyan makalelerinden çıkarılabilecek tek sonuç arkadaşın bilimi oldukça yanlış anlamış olmasıdır. Carl Sagan herhalde böyle bir şeye ancak gülerdi.

Yaratıcı bir isim seçmiş diyerek benim zeka ve algımı küçümsemesi de gözümden kaçmış değil. Galiba bu ismin sadece kendisine tescilli olduğunu zannediyor. Kitabın Türkçe çevirisinde geçen şekli zaten Garajımdaki Ejder'dir.

Benim hatam böyle bir isimde başka bir site olup olmadığına bakmamak olmuştur. Gerçi bakmam gerekli miydi bundan da emin değilim. Sonuçta bu blog’u ikincil bir amaçla açtım: İnsanların videolarıma daha kolay ulaşması için. Üzerinde uzun uzadıya düşünmedim isim aramak için, çünkü zaten hep kullandığım biri isim vardı: Garajımdaki Ejder.

Garajımdaki Ejderha, sitesini kapatmayı tercih ederek yeni bir misyon edinmiş görünüyor.
Garajımdaki Ejder ve Garajımdaki Ejderha Garajımdaki Ejder ve Garajımdaki Ejderha Reviewed by GarajimdakiEjder on 19:35 Rating: 5

Hiç yorum yok: