Sağduyunun Sesi: Prof. Dr. Ali Demirsoy

Her ne kadar otoritenin söylemlerini dile getiren ve bilimsellikten bir o kadar uzak kimi Prof. ünvanlı şahıslar medyada çok kolay yer buluyorsa da Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Demirsoy gibi isimler, hem eserleri hem de açıklamalarıyla bilime destek vermeye devam ediyorlar. (Eh, zaten olması gereken de bu değil mi?) Bilim karşıtı cephenin en fazla yüklendiği konu olan evrimse kanayan bir yaramız elbette. Bu nedenle Ali Demirsoy'un 2007 yılında GEO Dergisi'nde yaptığı, hem bilimin hem de evrimin neden ülkemizde yanlış anlaşıldığıyla ilgili röportajın daha fazla kitleye ulaşması gerektiğini düşünerek bu sayfalarda yer veriyorum.

Aşağıda bazı önemli alıntılar yer alıyor, ancak röportajın tamamında da çok önemli açıklamalar var, sorunun kökenine değiniyor. Okuyunca bana hak vereceksiniz.

Evrim Karşıtlarıyla Tartışmak

"Evrim karşıtları, evrimcileri 'bu yaprağın rengi, şekli niye böyledir' türünden sorularla alt etmeye çalışır. Bu noktada evrimcilerin yaptığı bir hata var. Kalkıp tutucu kesime bunları anlatmaya çalışıyorlar. Halbuki böyle yapmayacaksınız. Siz de onların mantığının üstüne basacak 'o halde siz açıklayın' diyeceksiniz. Çünkü sizin evrende nedenini açıklayamayacağınız hiçbir şey yoktur."

Evrim Anlatmada Neden Başarılı Olunamıyor?

Kendi dininde reform yapmış batı ülkelerinin mantığıyla, Türkiye'deki mantık arasında çok büyük fark var. 1400 yıldır dini kuralları hiçbir reforma tabi tutmandan kabul eden toplumda, evrimi batı mantığıyla kitlelere anlatmaya çalışırsanız başarılı olamazsınız. Yaratılış kuramı, tanrısal kelam olarak toplumu etkisi altına almış vaziyette. Nitekim üniversitelerde yapılan bir araştırmaya göre öğrencilerin yüzde 70'i evrime inanmıyor, yüzde 20'si yetersiz buluyor, ancak yüzde beşi inanıyor. Yüzde bir-iki adamın evrim kuramını biraz anlaması, toplumun anladığı anlamına gelmez. Türk toplumu evrim kavramına yabancıdır.

Bilimsel Anlayıştan Uzaklaşmamızda Dinin Etkisi

"Değişmez dini kuralları yaşam tarzı olarak kabul eden toplumlar çoğunlukla merak duygularını bastırır. Çocukken anne babamıza, 'tanrı var mı yok mu' diye sorduğumuzda ya bize vurmuş ya ağzımızı kapatmışlardır. Eğer bir çocuk, daha o çağda bazı şeylerin yasak olduğu için düşünülmemesi gerektiğine alıştırılmış ise o çocuğun artık ileri de bir doğabilimci olarak yetişmesi mümkün değildir. Değişmez inanç kurallarını ilke kabul eden bir düşünceyle bilim yan yana yürüyemez. Türk toplumu giderek evrim düşüncesinden uzaklaşıyor."

Akılsız Tasarım

"Biyolojik sistemlerin aslında çok akılsızca tasarlandığını vurgulamak istiyorum ve soruyorum: nasıl bir tasarım olsaydı normal veya akılsız tasarım olacaktı? İnsan çok akıllı bir tasarımın ürünü değil. Bugün genetik olarak ismi konmuş 9000 çeşit hastalık var. Bir fabrika düşünün ki 9000 çeşit hatayla üretim yapıyor. Bunun yanı sıra prostat, apandisit, yirmilik diş gibi bazı yanlış oturtmalar var. Sonran erkekler neden sünnetli doğmuyor? 2000 yıldan beri en az 10 milyon çocuğun enfeksiyon yüzünden öldüğünü söyleyebiliriz. Tanrısal bir tasarım, sünnetli dünyaya getirerek bu kadar suçsuz insanın ölmesini önleyebilirdi. Başka bir örnek de kaslarımız. Boyları kemiklerimizin boyuna uygun olmadığı için vücudumuzda ağrılar oluyor. Her şeyi bir yana bırakın doktorluk diye bir meslek var. Doktorluk hasarlı tasarımı ortadan kaldırma mesleğidir."

Evrimin Kutsal Kitaplarla İlişkilendirilmesi

"Bazı hadis ve ayetlere dayanarak evrimi açıklamaya çalışıyorlar. Halbuki bunlar temelde iki farklı kavram ve yan yana gelmesi kesinlikle mümkün değil. Burada sadece İslam'ı değil, Hıristiyanlığı ve bütün yaratılış kuramının anasını oluşturan Tevrat'ı da kastediyorum. Kuran yaratılışla ilgili bütün bilgileri Tevrat'tan almıştır. Tevrat da Sümer mitolojisinden esinlenmiştir. Aradaki çelişkiyi halka açıklamadığınız sürece evrim kavramını hiçbir surette yerleştiremezsiniz. Bunu yapamayınca da toplumun değişikliklere uyumunu sağlayamazsınız."


Ayrıca röportajın tamamını sayısal ortama aktardım. Fotoğraflara tıklayarak okuyabilirsiniz:

Sayfa 1

Sayfa 2


Sayfa 3


Ali Demirsoy'un "Bir Bilimadamı Nasıl olmalıdır" adlı yazısı (kesinlikle okumanızı salık veririm): http://www.ntvmsnbc.com/id/25162396

Ali Demirsoy'un akıll tasarımla ilgili bir makalesi de şurdan okunabilir:
http://suphecimelek.wordpress.com/2009/12/18/akilli-tasarim/
Ali Demirsoy'un "Bu Ülkenin İnsanları Evrim Kavramından Ne Anlıyor" adlı sunumu:
http://iys.inonu.edu.tr/webpanel/dosyalar/73/file/sunum_8.pdf
Sağduyunun Sesi: Prof. Dr. Ali Demirsoy Sağduyunun Sesi: Prof. Dr. Ali Demirsoy Reviewed by GarajimdakiEjder on 20:23 Rating: 5

Hiç yorum yok: