İran'da Eşcinsel Olmak



İran asıllı keman virtüözü Farid Farjad'ın, konser sırasında, İran'da müziği dahi yasaklayan baskıcı şeriat rejimini eleştirmesi üzerine, seyirciler arasında yer alan İranlı gruptan tepki görmesi aklıma İran'daki eşcinsellerin durumunu getirdi. Persepolis gibi muhafazakar rejime eleştirel bir bakış getiren bir çizgi filmden rahatsız olan İran hükümeti gibi, kendi halkının da içlerinde bulundukları durumun haline gözlerini kapamış olması oldukça trajik. Sonuçta sisteme itaat ediyorsan ve sistemin sana sunduklarından başka bir şey talep etmiyorsan, halinden gayet memnun olabilir insanlar. Pek çoğumuz da böyle yapmıyor muyuz? Ancak canımız acıyıncaya kadar zulme sessiz kalıyor; ötekilerin, azınlıkların taleplerine sessiz kalmıyor muyuz? İşte, eşcinsellik de İslam toplumunda böyle bir turnusol kağıdı görevi görüyor. Mesleği bırakmayı göze alma pahasına, çarşafa girip kocasına itaat eden ve ona yeni çocuklar vermekten mutluyum diyen bir kadın olarak toplumdaki rolünüzü icra edebilirsiniz, ancak eşcinselseniz sistem size hiçbir şekilde hak tanımıyor (şu videoda o kadına tanık olabilirsiniz). Ya heteroseksüel olacak ya da ölümü göze alacaksın!

A Jihad for Love adlı belgeselden alınan bu video, Mısır, İran ve Türkiye gibi İslamın yayıldığı coğrafyalarda yaşayan eşcinsellerin durumunu anlatıyor. Türkiye haricinde, eşcinsel eylemlerde bulunanlar ya hapis cezası görüyor, ya sokaklardan toplanıp işkenceye uğruyor, recm ediliyor ya da idam ediliyorlar. Diğerlerine kıyasla Türkiye daha iyi bir nokta da duruyor gibi görünse de (özellikle belgeselde Türkiye'den müslüman bir lezbiyen çiftin mutlu ilişkileri aktarılıyor), toplumda eşcinsellere hoş gözle bakılmıyor ki bu hoşgörüsüzlüğün şiddeti doğuya gittikçe artıyor (Ailesi tarafından öldürülen Ahmet Yıldız, ya da hastanede abisi tarafından kurşunlanan travesti Ramazan Çetin gibi). Farklılıklara olan tahammülsüzlüğümüz, bizden olmayanı acımasızca ezme isteğimiz eşcinseller için hayatı zindan etmeye yetiyor da artıyor. Türkiye'ye sığınan kimi İranlı eşcinseller de buranın oradan farkı olmadığını düşünüyor. Onlara göre İran'da polis ve emniyet güçleri baskıcı, burada ise halk ve insanlar. Anlattıklarıysa, yağmurdan kaçıp doluya tutulma sözünü doğruluyor:

"Bekâr olduğumuz için, ev vermediler burada, yabancı olduğumuz anlaşılınca daha fazla fiyatlar söylediler. Gey olduğumuzu anlayınca da başka gözle bakıyorlar. “Kadın mısın erkek misin” diye yolda laf atıyorlar, kavga etmeye çalışıyorlar bizimle, şiddet, küfür, her an karşılaştığımız şeyler burada. Mesela alışveriş için çıkıyoruz dışarı; “toplar gelmiş, ibneler gelmiş” diye laf atıyorlar, rahat ettirmiyorlar. Mağazalara giriyoruz. Fiyatları çok fazla söylüyorlar ya da bizimle dalga geçiyorlar alışveriş yapmaya gittiğimizde. En kötüsü de bazen hiç konuşmuyorlar, paramızla almaya çalıştığımız şeyleri biz eşcinseliz, İran’dan geldik diye satmıyorlar. Ben geyim ama insanım. Çok güceniyorum.

"Küçümseme, küfür, şiddet her şeyle karşılaştık. Arkadaşlarımız Ankara’ya görüşmeye gelmek için otobüs bekliyorlardı. Bir arabadan 7 kişi inmiş ve burada bu saatte ne yapıyorsunuz diye sormuşlar. Sonra o 7 kişi arkadaşlara saldırmış. Polis çağırmışlar en sonunda. Mahkemeye vermişler. Ama mahkeme zamanında kimse gelmemiş. Kimse takip etmemiş davayı. Bu arkadaşlar sadece insan. Can güvenliğimiz yok ve hukuk da yanımızda değil.

"İş vermiyorlar bir de. Hetero gibi giyinsek de bu nasıl kıyafet diyorlar. Sakal traşı ol, küpeni çıkart, doğru dürüst giyin diyorlar. İş vermiyorlar. Birleşmiş Milletler ayda 81 YTL veriyor düşünün artık. Helsinki Yurttaşlar Derneği her hafta arıyor, “senin problemin ne, nasılsın” diyor ben de “fena değil yaşıyorum hâlâ” diyorum. Ne diyeyim, dernekler hiçbir şey yapmıyorlar." (Kaynak)


Belgeselin İslam'ın eşcinselliğe bakışını anlatan kısmı da Felis Agnosticus'un sayfasından izlenebilir.
İran'da Eşcinsel Olmak İran'da Eşcinsel Olmak Reviewed by GarajimdakiEjder on 21:40 Rating: 5

Hiç yorum yok: