Kürtaj mı Cinayet, Kürtaj Karşıtlığı mı?


Sağlık Bakanı'nın "Tecavüze uğrayan doğursun, gerekirse devlet bakar" açıklamasıyla durum iyice çığrından çıkmışken, kürtajla ilgili yapılmış önemli bir film aklıma geldi: "If These Walls Could Talk" (Duvarların Dili Olsa diye Türkçe'ye çevrilmişti.) Olayı objektif bir dille anlatan ve kadınların trajedisine değinen bu filmi izleyenler "kürtaja karşıyım" demeden önce iki kere düşünürler herhalde.

Filmde, farklı yıllarda yaşayan üç kadının gözünden üç ayrı hikaye anlatılıyor. İlkinde kürtajın yasak olduğu 50'lerin ABD'sinden yeterli parası olmadığı için hijyenik olmayan bir ortamda gayri-tıbbi bir kürtaj operasyonu yapmaya mecbur kalan bir kadının (Demi Moore) trajik hikayesini ve çaresizliğini izliyoruz.

İkincisinde dördüncü çocuğuna hamile olan ve artık bir çocuğu daha kaldıramayacağını düşünen Sissy Spacek var. 70'lerde geçen bu hikayede evin reisi olan babanın baskınlığı altında özgür bir tercih yapamayan bir kadının mutsuzluğu yansıtılıyor.

Son hikayede ise bir kürtaj kliniğinde çalışan bir doktor olarak Cher karşımıza çıkıyor. Kürtaj karşıtı köktendinciler her gün kliniğe gelen kadınları kürtaj yapmamaları için ikna etmeye çalışmaktadırlar. Doktorlar ise bu baskı altında işlerini yapmaya çalışırlar. Ve öykünün sonunda, bardağın son damlası taşar ve doktor kliniğe girmeyi başaran bir kürtaj karşıtı tarafından öldürülür. (Bugünlerde de yaşanan doktorlara saldırılarda olduğu gibi, beni en çok etkileyen de bu öyküydü. Ki kürtaj karşıtlığı ABD'deki gibi köktendinci bir harekete dönüştüğünde doktor cinayetlerini göreceğimiz aşikar.)

İlk izlediğimde beni gerçekten etkilemiş, üç öyküde kafamda derin bir yer etmiştir. Keşke şu olayın üstüne tvlerde tekrar gösterilse. Yine de internet yoluyla izlemenizi ve çevrenize izletmenizi tavsiye ederim, şimdilik tek çözüm bu gözüküyor.
Kürtaj mı Cinayet, Kürtaj Karşıtlığı mı? Kürtaj mı Cinayet, Kürtaj Karşıtlığı mı? Reviewed by GarajimdakiEjder on 00:26 Rating: 5

Hiç yorum yok: