İnançsızlığa Yaklaştıran Yolculuk: Darwin ve Beagle Serüveni

"İnançsızlık bana çok yavaş yaklaştı, ancak sonunda kesinleşti. O kadar yavaş geldi ki hiç üzüntü hissetmedim. O günden bu yana da sonuçlarımın doğruluğundan bir saniye için bile kuşkulanmadım."

Darwin'in otobiyografisinden alınan bu çarpıcı alıntı, onca badireden, zorlu yolculuklardan, uzun araştırmalar ve düşünme süreçlerinden sonra, bir bilim insanının kendisi ve toplumsal değerleriyle mücadele ederek vardığı o aydınlanma anını başarılı bir şekilde özetliyor.

Tüm bu hikayeyi ve Darwin'i bu satırları yazmaya iten süreci Darwin ve Beagle Serüveni adlı muhteşem eserde okuyabilirsiniz. Tabii kitabı bulmayı başarabilirseniz. Çünkü TÜBİTAK yayınlarından çıkan bu kitabın baskısı yok.

Darwin'in Beagle adlı gemiyle yaptığı 5 yıllık yolculuğun bir film kadar canlı (zaten senaryolaştırılmak üzere hazırlanmış) bir şekilde anlatıldığı bu kitabı, onlarca dükkan arasında hiç dikkati çekmeyen bir kitapçıda keşfetmiş olmanın hazzını tarif etmem imkansız! İçi kimi siyah-beyaz, kimi rengarenk, harikulade resimlerle doluydu. Birçoğunun Darwin'le birlikte seyahat eden gemi ressamları tarafından bizzat çizilmiş olması ise daha da değerli kılıyor onları (O anları adeta Darwin'in gözlerinden görür gibi oluyorsunuz resimlere baktığınızda.).

Ben küçük bir hazine bulmuş gibi kitabı karıştırırken kitapçı kadınsa kitabı ne kadar sevdiğini heyecanla anlatıyordu. Bense böylesi bir hazineden yeni neslin mahrum bırakılmasının hüznü ve baskısı olmayan bir kitabı bulmanın mutluluğu arasında gidip geliyordum. O sırada kitapçı bana kitabı okuyan bir akrabasının, kitaptan etkilenerek ileriki yaşamında denize açıldığından bahsetti. Eğer basılmaya devam etseydi kim bilir daha kaç kişiye yol gösterebilirdi bu kitap ve basılmayan daha yüzlercesi diye düşünmeden edemedim. Ne büyük bir bilgi fakirliği, bilim ve düşünce zenginliği adına ne büyük bir katliam!

Bu ciltli, resimli, dolu dolu kitabı arkasında yazan fiyattan, yani 12 liradan aldım. (Kulağa şaka gibi geliyor değil mi? Ama bir zamanlar bu fiyatlardan insanlar bu zenginliklere ulaşabiliyormuş.)

Kitaba gelirsek, Darwin'in yaban diyarlardaki gezileri olsun, yerlilere olan tavırlarının ılımlılığı olsun (bir liberal olan Darwin köle karşıtı kampta yer alıyor, paralı işçilere eziyet edilmesine bile dayanamıyor), kardeşlerine olan sevgisi ve koyu bir dindar olan gemi kaptanıyla fikirsel çatışmaları olsun yaşananlar bir roman kadar sürükleyici bir şekilde anlatılıyor. Okuyanların aklına Mercan Adası ve Beyaz Balina gibi eserler gelecektir eminim. Tek fark yaşananların birebir gerçek olması. Deyim yerindeyse Darwin'in başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiş. Darwin bir deprem ve tsunami felaketi atlatıyor, amansız bir hastalığa yakalanıyor (ve ömrü boyunca bunun acısını çekiyor), zorlu iklim koşullarında keşif gezileri yapıyor.

Dindar olmadığı halde, köy papazı olma yolunda ilerleyen ve o sıralarda Kitabı Mukaddes'e harfi harfine inanan Darwin'i bazı tesadüflerin (ya da kaderin oyunları -ironi!) onu dünyanın çevresini dolaşacak olan Beagle gemisinin mürettebatından biri yapmasını ve onu bilim ve düşün dünyasını sonsuza dek değiştirecek olan Türlerin Kökeni'ni yazacak sürece götürdüğünü düşünmek oldukça heyecan verici. (Şüphesiz Darwin olmasaydı belki ileride evrimi kuramlaştıracak bir başkası kişi çıkacaktı, aynı dönemde türlerin değişimini ortaya atan Alfred Wallace olabilirdi mesela.)

Darwin Beagle'a adım atana kadar belki sıradan biriydi. Belki hep öyle oldu. Ama onu özel kılan, azmi ve dinsel düşüncenin egemen olduğu bir dönemde, dönemin hakim dinsel öğretileriyle taban tabana zıt bilimsel gerçeklerin yanında duracak cesarete sahip olmasıydı. Tabii onu destekleyen ve arka çıkan başkaları da vardı. Darwin, belki deniz tutmasını hiçbir zaman yenememişti, ama dogmanın üstesinden gelmişti. Bu kitap, yakışıklı olmayan ama sevimli bir gencin büyüme öyküsü aslında. Çok çalışmanın ve azmetmenin sonucunda ulaşılan zaferin ve bilime aşık olan bir adamın aştığı zorlukların öyküsü (aşkın gözü kördür.)

Not: Çeviride de hiçbir pürüz yoktu. Sanki ana dilinde yazılmış gibi kitap akıp gidiyor. Ape'in klasik olarak maymun değil de, insansımaymun olarak çevrilmesi de önemli bir artı. Ancak "survival of the fittest'ın bazı yerlerde doğru olarak "en uyumlu olanın hayatta kalması" ve bazı yerlerde hatalı olarak "en güçlünün hayatta kalması" şeklinde çevrilmesi tuhaf geldi. Belki de orijinalinde böyledir?


Kitaptan dikkat çeken bazı notlar:
  • Dedesi Erasmus Darwin, evrim konusunda çalışmalar yapan biriydi.
  • Babası Robert Darwin otoriter ve varlıklı biriydi. Darwin yolculuğu boyunca maddi desteği babasından görüyor.
  • Darwin'in en büyük hobisi avlanmak. Bunun faydasını Beagle yolculuğu boyunca karaya çıktıklarında, aç kaldıkları zamanlarda fazlasıyla görüyor.
  • Gemi 27 Aralık 1831'de Devonport'tan demir alıyor ve yolculuk 2 Ekim 1836'da Falmouth'ta sonlanıyor.
  • Yolculuk boyunca geminin kaptanı FitzRoy'la aynı kamarada kalıyor ve burası tek kişiye bile zor yeten dar bir alan.
  • Darwin mürettebat tarafından seviliyordu ve lakabı "bizim sinek avcısı"ydı.
  • Gemileri, HMS Beagle, günde ortalama 260 km yol alıyor.
  • Beagle'ın yola çıkış amacı harita ölçümleri yapmak.
  • Darwin köleliğin iğrenç bir şey olduğunu düşünüyordu (bu konuda kaptanla sık sık görüş ayrılıkları yaşardı. Tanrı kölelikten yanaydı malum!)
  • Ziyaret ettikleri pek çok noktada yerlilerin Hıristiyanlaştırılma faaliyetlerinin ne kadar ilerlemiş olduğuna tanık oluyoruz. Hatta gemide bile ülkelerine tekrar götürülmek üzere İngiltere'de eğitilmiş yerliler bulunuyor. Ancak içlerinden bir tanesi akrabalarının arasına karışınca, diğerleriyle birlikte uygarlığın nimetlerini (!) reddediyor.
  • Darwin, Arjantin'de yerlilerin Hıristiyan askerler tarafından katledilişine tanık oluyor.
  • Darwin, Buenos Aires'teki İspanyol hanımların zarif ve mağrur tavırlarına hayran oluyor.
  • İspanyolca'da Galapagos "dev kaplumbağa" anlamına geliyor. Galapagos Adaları'na bu isim adalarda yaşayan dev kara kaplumbağaları nedeniyle verilmiş. Dört tarafı suyla çevrili bir toprak parçasında kara kaplumbağasının işi ne? Cevabı siz tahmin edin! (Hayır, cevap "Tanrı onları oraya koymuş değil!")
  • Geri dönüş yolunda, bir akşam Tahiti kraliçesini gemilerine davet ediyorlar.
  • Beagle yolculuğundan sonra Darwin bir daha denize hiç açılmadı.
  • Dayısının kızı Emma'yla evlendi, 10 çocukları oldu.
  • Dindar Victoria döneminde fırtınalar koparan Türlerin Kökeni'nin tartışıldığı Oxford Toplantısı'nda "Darwin'i mahvetmeye gelen" başpiskopos Samuel Wilberforce'un "büyükanne tarafından mı yoksa büyükbaba tarafından mı maymun soyundan geliyorsunuz?" sorusuna Thomas Huxley'in verdiği meşhur "maymun soyundan gelmeyi, kültürünü ve belagatini önyargının ve yalanın hizmetine veren bir insanın soyundan gelmeye tercih ediyorum" cevabı sırasında orada bulunan öğrenciler (A noktası insan olsun, B noktası maynmun" diyen profesörün dil sürçmesiyle de dalga geçen aynı öğrenciler) alkış tufanı koparmış, Lady Brewster şokun etkisiyle baygınlık geçirmiştir.
  • Darwin yolcuğuluğu boyunca canlı, cansız binlerce hayvan, bitki ve fosil örneği toplamış ve bunları sınıflandırmıştır.
  • Türlerin Kökeni dışında sekiz eser daha yazdı.
  • Beagle'da yaşadıklarını Journal (Günlük) adlı eserde topladı.
  • 1250 kopya basılan Türlerin Kökeni'nin ilk baskısı çıktığı gün tükendi.
  • Çocuklarına karşı sevecendi ve o dönemde pek alışılmadık bir şekilde onları birer birey gibi görürdü. Dört yaşlarında olan bir tanesi babasının çalışmayı bırakıp onlarla oynaması için altı peni rüşvet bile teklif etmişti.
  • Ömrünün sonuna kadar yaşadığı Down House'taki evi müze haline getirildi.
  • And Sıradağları'ndan birine kendi ismi verildi.
  • Cambridge Üniversitesi ona onursal doktora verdi.
  • Kilisenin baskısı nedeniyle devlet tarafından resmi olarak onurlandırılmadı.
  • Julian Huxley kendisini "modern biyolojinin yapısının temellerini kuran insan" olarak tanımlamıştır.

İnançsızlığa Yaklaştıran Yolculuk: Darwin ve Beagle Serüveni İnançsızlığa Yaklaştıran Yolculuk: Darwin ve Beagle Serüveni Reviewed by GarajimdakiEjder on 20:25 Rating: 5

4 yorum:

Eha dedi ki...

selam ejder , kitabın baskı yılı ve çevirmeninin ismini verirmisin ?

Begonvil dedi ki...

Bu yazı o kadar heyecanlandırdı ki beni zar zor bir sitede buldum kitabı.

GarajimdakiEjder dedi ki...

@Eha. Çevirmen Nermin Arık. Bendeki Mart 2005 baskısı (4. basım).

@Begonvil. Sevindim :)

Çağkan Yapıcı dedi ki...

"İnançsızlık bana çok yavaş yaklaştı, ancak sonunda kesinleşti. O kadar yavaş geldi ki hiç üzüntü hissetmedim. O günden bu yana da sonuçlarımın doğruluğundan bir saniye için bile kuşkulanmadım."

kısmını kaynakça şeklinde verebilir misiniz? Bir yazımda kullanacağım.