Bilimin Tanrı'nın Varlığını Kanıtladığını İddia Eden Makaleye Lawrence Krauss'tan Sert Yanıt

Teorik fizikçi Lawrence Krauss'un, Wall Street Journal gazetesinde "Bilim Tanrı'nın Varlığını Giderek Artan Biçimde Destekliyor" başlığıyla yayımlanan makaleye cevap olarak yazdığı yazıyı gazete geri çevirdi, fakat Krauss'un mektubu Richard Dawkins'in resmi sitesinde yayımlandı. Wall Street Journal editörüne yazdığı mektupta Krauss, bilim insanlarının evrende yaşam olasılığının çok düşük olduğunu saptamaları nedeniyle, yaşamın yaratılmış olması gerektiğini iddia eden makalenin sığ bilimini parçalarına ayırarak, bilimin Tanrı'nın varlığını kanıtlamadığını, yazarın çoğu varsayımının da tamamen yanlış olduğunu gösterdi.

Gazetede yayımlanan makale, daha çok bir biyografi yazarı olarak tanınan Eric Metaxas tarafından kaleme alındı. Bir Hıristiyanlık savunucusu olan Metaxas, çalışmalarında kürtaj karşıtı harekete destek verdiği ve hangi temeli zayıf kanıt o esnada kullanışlı görünüyorsa, ona dayanarak Tanrı'nın varlığı hakkında fazla genel ve ölçüyü aşan sonuçlara vardığı için de takdir görüyor (muhafazakar çevrelerde). Fazla genel ve ölçüyü aşan sonuçlar Metaxas için tereyağlı ekmekse, Wall Street Journal makalesi onun başyapıtı olabilir o halde.

Yazarın attığı "Başka bir gezegende yaşam olasılığı giderek azalıyor. Akıllı tasarım olamaz mı?" alt başlığından sonra, bilimsel okuryazarlığa (fakat yalnızca önceden belirlenmiş yargılarına uygulanıyor) soyunan bir yaratılışçının zihninde dolambaçlı bir yolculuğa çıkıyoruz.

Öne sürülen savlar yeni değil. Hıristiyan kitapları satan bir kitapçıya yolunuz düşer de, evrimi "çürüten" bir kitap seçerseniz, benzer laflara rastlarsınız. Şunun gibi paragraflar bolca bulunur:

"Bugün bir gezegenin yaşamı desteklemesi için bilinen 200'den fazla değişken vardır-her biri mükemmel biçimde bir araya gelmelidir, aksi takdirde tümü birden çöker. Yakınımızda, kütleçekimiyle asteroitleri uzaklaştıran Jüpiter gibi devasa bir gezegen olmasaydı, bunlar Dünya'nın yüzeyine binlerce kez çarpardı. Evrendeki yaşam aleyhindeki olasılıklar tek kelimeyle hayret verici.

Yine de buradayız, sadece var olmakla kalmıyor, var olmaktan bahsediyoruz. Bunu ne izah edebilir? Çok sayıdaki değişkenin her biri tesadüflerle mi mükemmelleştirildi? Hangi aşamada bilimin bizlerin rastlantısal güçlerin bir sonucu olmadığımıza işaret ettiğini kabul etmek adil olur? Bu mükemmel koşulları bir zekânın yarattığını varsaymak, yaşam barındıran Dünya'nın meydana gelmek için akıl almaz olasılıkların üstesinden geldiğine inanmaktan daha az inanç gerektirmiyor mu?"

Bu tür zorlama sözde bilimsel saçmalıklardan açıkça usanmış bir kişi de dünyaca ünlü teorik fizikçi ve kozmolog Lawrence Krauss. Asıl mesleği, Metaxas'tan farklı olarak, evreni araştırmak ve Krauss, Metaxas'ın akıllı tasarımı haklı çıkaran keşiflerine yönelik iyimserliğini paylaşmıyor.

Wall Street Journal editörüne yazdığı mektupta Krauss, Metaxas'ın sığ bilimini parçalarına ayırıyor ve bilimin Tanrı'nın varlığını kanıtlamadığını (ya da aksini ispatlamadığını), Metaxas'ın çoğu varsayımının da tamamen yanlış olduğunu gösteriyor:

Editöre:

Bir bilim insanı tarafından değil, maksatlı bir dindar yazar tarafından kaleme alınan "Bilim Tanrı'nın Varlığını Giderek Artan Biçimde Destekliyor" başlıklı talihsiz serbest kürsü yazısını okumuş olduğum için oldukça şaşkınım. Makale yakışıksız, yanlış bilimsel tanımlamalarla doluydu. Örneğin:

1. Hâlihazırda, Evren'de yaşamın evrimine imkan veren unsurların ne olduğunu BİLMİYORUZ. Burada, Dünya için önem taşıyan pek çok unsuru biliyoruz, fakat hangi unsurların, başka bir yerde, farklı evrimsel aşamalara imkân vereceğini bilmiyoruz. Yazar tarafından yapılan hata, şunu söylemekle eşdeğer: bir kimse bilgisayarımın başına oturup doğrudan bunu yazmam için beni yönlendirmiş olan yaşamımdaki tüm unsurlara bakarken, bir diğeri, başka birisinin Wall Street Journal'a bir mektup yazmak üzere bilgisayar başına oturmasının imkânsız olduğu sonucuna varacak kadar ufak bir olasılık bulabilir.

2. Galaksimizdeki yıldızların etrafında, önceden düşündüğümüzden çok daha fazla gezegen keşfettik ve evrendeki yaşamın sıklığına dair ilk yapılan tahminlerden bilinenlere kıyasla, gezegenimizin uç koşullarında yaşayan çok daha fazla yaşam formu keşfettik [ör. bkz. ekstremofiller]. Tam aksine olasılıklar [yaşamın diğer gezegenlerde olmasını sağlayan] arttı, azalmadı.

3. Evren, bilinen dört kuvvetin gücü farklı olsaydı bile kesin olarak var olmaya devam ederdi. Şu doğru ki bu kuvvetler az miktarda farklı güçlere sahip olsalardı (ama yazar tarafından öne sürüldüğü gibi hassas-ölçek farklılığı kadar ufak değil), o zaman bildiğimiz yaşam muhtemelen evrimleşmeyecekti. Bunun, tam tersi şekilde değil de, daha çok içinde evrildiği evrene göre hassas-ayarlanmış bir yaşam örneği olması daha muhtemel.

4. ASU'daki meslektaşım Paul Davies "tasarım görüntüsü baskın" [canlıların bize tasarlanmış gibi görünmeleri] demiş olabilir," fakat ifadesi yanlış yorumlanmamalı. Dünya'daki yaşamın tasarım görüntüsü de baskın, fakat Charles Darwin sayesinde artık anlıyoruz ki, tasarım görüntüsü tasarımla aynı şey değil, bu aslında doğal seçilimin olağanüstü etkinliğinin bir kalıntısı.

Tanrı'nın varlığına yönelik dinsel savların ince bir şekilde bilimsel savlar gibi maskelenmesi, hem bilime, hem de dine zarar verir; bir Hıristiyanlık savunucusunun bir bilim insanı kılığına girmesine müsaade etmek de Wall Street Journal'ın okuyucularına zarar verir.

İronik olarak, Wall Street Journal'ın fikrinin aksine, çeşitli NASA deneylerinden gelen daha fazla veriyle, bilim insanları artık giderek artan biçimde yaşamın -ya da en azından yaşamı meydana getiren bileşenlerin- inanılmaz derecede yaygın olduğuna ikna olmaya başladılar. Henüz küçük yeşil adamlardan herhangi bir mesaj almamış olsak da, cevap şunun kadar basit olabilir: Evren, çok, çok büyük bir yer ve biz bakmaya daha yeni başladık.

Kaynaklar:
Addicting Info, Raw Story
Bilimin Tanrı'nın Varlığını Kanıtladığını İddia Eden Makaleye Lawrence Krauss'tan Sert Yanıt Bilimin Tanrı'nın Varlığını Kanıtladığını İddia Eden Makaleye Lawrence Krauss'tan Sert Yanıt Reviewed by GarajimdakiEjder on 18:06 Rating: 5

1 yorum:

Murat dedi ki...

Sorumluluk sahibi bilim insanlarının olması ne kadar güzel. Bizde yayınlansa .........